[PS-013]

Oturum adı: POSTER SESSION 2 | Oturum salonu: POSTER AREA | Oturum tarihi: 07 Mayıs 2015 Perşembe | Oturum saati: 15:15 - 15:30

Akciğer tüberkülozuna bağlı SIADH sonucu gelişen hiponatremi

Ali̇ Gürel, Bedrettin Orhan, S. Selcen Vicdanlı, Erdoğan Özdemir, Ayhan Doğukan
Fırat Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Elazığ

Giriş
Hiponatremi serum sodyum düzeyinin 135 mEq/L’den düşük olması olup en sık karşılaşılan elektrolit bozukluğudur. Genellikle hafif ve asemptomatik klinik gidiş gösterse de akut olgular önemli morbidite ve mortalite nedenidir. Normovolemik hiponatreminin en sık nedeni SIADH’dur.

Olgu Sunumu
63 yaşındaki erkek olgu acil servise iştahsızlık, bulantı, kusma yakınmalarıyla başvurdu. Bir ay önce akciğer tbc tanısı alan olgunun tedavisi devam ediyordu. Tanı almış başka herhangi bir kronik hastalığı olmayan olgu son haftalarda idrar miktarında kısmi azalma ve hafif bir sersemlik hissi tarifliyordu. Klinik olarak övolemik olan olgunun mukozaları nemli, cilt turgoru ve arteriyel tansiyonu normaldi. Başvuru sırasındaki laboratuar değerlendirmesinde; hb 14.2 g/dl, hct %44.5, üre 20 mg/dl, cr 0.5 mg/dl, Na 107 mmol/L, K 4.6 mEq/l ve tiroid, adrenal ve renal fonksiyonları da normal olarak saptandı. SIADH ön tanısıyla değerlendirilen olgunun hesaplanan plazma osmolalitesi düşük, idrar osmolalitesiyse yüksek olarak değerlendirildi. Sıvı kısıtlanmasıyla Na düzeyleri ve klinik durumunda göreceli olarak düzelme olan hastanın anti- tbc tedavisine de devam edilerek takibe alındı ve Na düzeylerinde düzelme kaydedildi.

Tartışma
Hiponatremi en sık karşılaşılan elektrolit bozukluğu olup, olguların çoğu hastanede yatan hastalardır. Hiponatremi patogenezinde olguların çoğunda ADH’un önemli rolü olduğu düşünülmektedir. Yavaş gelişen, hafif hiponatremide semptomlar silikken, akut ve şiddetli hiponatremide bulantı, kusma, baş ağrısı, letarji, ajitasyon, kas krampları, konvülziyonlar gibi nörolojik ağırlıklı semptomlar görülebilir. Normovolemik hiponatreminin en sık nedeni SIADH olup; santral sinir sistemi, solunum sistemi patolojileri, bazı ilaçlar ve tümörler SIADH’na neden olabilir. SIADH' nun tedavisinde, neden olan hastalığın tedavi edilmesi ve su kısıtlanması en önemli yaklaşımlardır. Bizim olgumuzda da akciğer tüberkülozunu takip eden SIADH tablosu gelişmiş olup, uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastanın Na düzeyleri ve genel durumunda düzelme sağlanmıştır. Normovolemik hiponatremi olgularında SIADH öncelikle düşünülmesi gereken etiyolojik durum olarak akılda bulunmalıdır.



Şekil:

Hastanın takibi boyunca Na düzeylerinin seyri